Üstad ne güzel söylemiş…..
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Kalemimin ucuna düşmüş siyah nur,
Ben ‘elif’ yazarım, O ise ‘lâm’.
Denizde med-cezir misâli.
An-bean meşkûl bir gârip safderûn.
Ben kalbimi dünyanın dert duvarları arasında ezdirdim
Çok özledim sonsuz genişliğini secdelerin
Ben ruhumu zehir parmaklıklar ardında tutuklu bıraktım
Öyle çok susadım ki ilk tekbirin;dudağımdan içtiğim serinliğe
Ben bencilliğin dehlizlerinde ümitsizce
Muhabbet, sevgi demektir. İnananlar Allah’ı sevdiği gibi Allah da kullarını sever. Hatta kulun Allah’ı sevmesi, Allah’ın kullarını sevmesinin bir sonucudur. Allah kulunu severse kulu da O’nu sever. Yani ilk adım Allah’tandır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Allah onlar sever, onlar da Allah’ı severler.” ( Maide, 5/54 ) buyurulmaktadır. Allah’ın 99 isminden çoğu Allah’ın kullarına olan sevgisinin bir ifadesidir.





